beslenme kanser bilimsel
Beslenme ve Kanser için Doğru ve Yanlışlar

Google’de “Kanser” kanser kelimesini aradığınızda kanseri tetiklediği, önlediği ya da kansere iyi geldiği iddia edilen diyetlerle dolu milyonlarca internet sayfası çıkacaktır. Yiyecekler ve kanser arasındaki ilişkiye dair bu kadar fazla bilgi kalabalığı içerisinde, doğruyu yanlıştan ayırmak da haliyle gittikçe zorlaşıyor.

Bu konuda karşımıza çıkan iddiaların çoğunun son derece tutarsız olmasının yanı sıra, bir çoğu ciddi anlamda tehlike arz edebiliyor! tüm bu bilgi gürültüsü, kanser hastalarını yanlış bilgilere karşı korunmasız kılıyor. Şeker detokslarından, arındırıcı meyve sularına ve C vitamini aşısına kadar tartışmalı birçok yöntemi sizler için araştırdık ve bilimsel verilerle karşılaştırarak kanser tedavisinde ve sonrasında uygulanabilecek en etkili beslenme stratejilerini bir araya getirdik.

Beslenme ve kansere dair doğru bilinen yanlışlar artık günümüzde, kafamızı ne yöne çevirsek kansere iyi geldiği söylenen “süper yiyecekler” ve diyetlere dair haberlerle karşılaşıyoruz. Peki bilimsel veriler bu konuda ne söylüyor?

En yaygın efsanelerden biri; ‘şeker kanser hücrelerini besler’ …

Şeker kanseri besler doğru mu?

Şekerin kanser hücrelerini “beslediğine” dair yaygın bir inanış var. Bu mit, birçok insanı karbonhidrat barındıran son derece önemli gıdalardan uzak tutarak, kanser tedavisi süresince kilosunu korumakta zorlanan kişileri tehlikeye atıyor. Bir dilim pastadan mı yoksa havuçtan mı aldığınız fark etmeksizin bütün karbonhidratlar şekere dönüşecek şekilde parçalanır ve vücudumuzun ana enerji kaynaklarından biridir. Şeker miti, kanser hücrelerinin yayılmak ve gelişmek için şekere ihtiyaç duyduğunu ve karbonhidratları azaltarak kanser hücrelerini aç bırakabileceğinizi iddia ediyor.

Şeker kanseri besler mi bilimsel gerçek?

Ne yazık ki durum bu kadar basit değil. Sadece kanser hücreleri değil, vücudumuzdaki bütün hücreler enerji ihtiyacını glukozdan karşılar ve vücudunuz karbonhidratlardan yakıt elde edemediğinde yağ ve protein stoklarını eritmeye başlar. Yani, şekeri azaltmak, kanser hücrelerini aç bırakmaz, sadece vücudunuzu başka enerji kaynaklarına yönlendirir. Karbonhidrat tüketmeyi bırakmak kilo kaybına, yorgunluğa ve kas kuvvetinde azalmaya sebep olur ve bu durum, kanser tedavisinde karşılaşmak isteyeceğiniz en son şeydir. İşlenmiş veya ilave şeker bulunduran gıdaların tüketimini azaltmak, genel sağlığınız açısından iyidir fakat şekeri bırakmak tek başına kanserden kurtulmanızı sağlamaz.

C vitamini infüzyonu kanseri iyileştiriyor mu?

Alternatif tıp savunucuları yüksek dozda c vitamini enjeksiyonunun vücudun zarar görmüş hücrelerden kurtulma yetisini geliştirerek kanseri yavaşlattığını iddia ediyor. Tamamlayıcı bir tedavi yöntemi oluşturmaya odaklanan birçok sağlık uzmanı, operasyon, radyoterapi ve kemoterapi gibi geleneksel tedavi yöntemleri ile beraber C vitamini enjeksiyonunu da öneriyor.

C vitamini infüzyonu kanseri iyileştir mi bilimsel gerçek?

Her ne kadar hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar böyle bir potansiyelin olduğunu söylese de, C vitamini enjeksiyonunun insanlarda kanseri tedavi ettiğine dair bilimsel kanıtlar henüz yok. Bazı hastalar, C vitamini infüzyonundan sonra enerji seviyelerinin yükseldiğini ve ağrı ile daha iyi başa çıkabildiklerini söylüyor. C vitamini infüzyonunu denemek istiyorsanız, onkoloğunuzla bu konuyu konuşarak halihazırda uygulanan tedavi yönteminiz ile çakışmayacağından emin olun.

Peki ya mucize diyetler?

İnternet dünyası, önerdikleri “mucize” diyetin kanseri tedavi ettiğini iddia eden yanıltıcı internet siteleri ile dolup taşıyor. Alkalin, çiğ yiyecek ve ketojenik diyetler bunlara birer örnek teşkil ediyor. Bu iddialarda neredeyse hiçbir zaman derin detaylardan, onaylanmış bilimsel kanıtlardan bahsedilmiyor ve bu diyetler genellikle son derece pahalı, uygulanması stresli ve çoğunlukla da zararlı olabiliyor. Bu tip diyetlerin neredeyse hepsi, kendi uyguladıkları diyetin kanserden kurtulmalarını sağladığını söyleyen kişilerden alınmış kulaktan dolma fikirleri temel alıyor. Fakat bu kişilerin uyguladıkları diğer tıbbi yöntemlerin ne olduğuna dair bilgimiz olmuyor. Çoğunluğu kısıtlayıcı yapıda olan bu diyetlerden bazıları, bütün bir yiyecek grubunun tüketimini yasaklayarak vitamin ve mineral eksikliği, zayıf bağışıklık sistemi gibi riskleri beraberinde getiriyor.

Kırmızı et tüketmek kanser riskini artırır mı?

Fakat riski artırmak demek, doğrudan kansere sebep olmak demek değildir. Biz, eti çok seven bir milletiz. Peki ne kadar et tüketmeli, ne kadarı fazla?

Kırmızı et tüketmek kanser riskini artırır mı bilimsel gerçekler?

Salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş etleri çok fazla tüketmenin ve kırmızı etin bağırsak, mide ve pankreas kanseri riskini artırdığına dair bazı bilimsel bulgular mevcut. Bunun kesin sebebi hala araştırılıyor. Yağsız kırmızı et, önemli bir demir, protein, çinko ve B12 vitamini kaynağıdır. Eti beslenme düzenizden tamamen çıkarmanın gereği olmasa da, etin getirdiği riski dengelemek ve etten gelen besinlerden daha iyi faydalanmak adına, beslenme uzmanları eti kısıtlı tüketmenizi veya sadece işlenmiş eti tüketmeyi bırakmanızı öneriyor.Aynı merciiler, haftalık pişmiş kırmızı et tüketiminin 455 gramı geçmemesi gerektiğini de söylüyor. Bu miktar, yaklaşık 700 g çiğ ete denk geliyor. Haftada birkaç öğününüzü etsiz hazırlayın ve et yediğinizde porsiyonları avcunuzun boyutunda tutun. Kanser cemiyetleri mangalda ya da ızgarada çok fazla pişmiş ve kararmış etlerin tüketilmemesi konusunda uyarıyor.

Yapay tatlandırıcılar kansere sebep olur mu?

Aspartam ve sakarin gibi genellikle gazlı içeceklerde bulunan yapay tatlandırıcıların, tüketim miktarına bakılmaksızın kansere sebep olduğu düşünülüyordu. Fakat artık, işin aslının farklı olduğunu öğrendik.

Yapay tatlandırıcılar kansere sebep olur mu bilimsel gerçek nedir?

Uzun yıllardır konuşulan bu mit, bilimsel çevreler tarafından ciddi anlamda eleştirilmiş ve kötü tasarlanmış hayvan araştırmalarını baz alıyordu. Artık yakın zamanda yapılan detaylı bilimsel araştırmalar, yapay tatlandırıcıların insanlar için tehlikeli olmadığını ve kansere sebep olmadığını gösteriyor.

Detoks kanseri tedavi ediyor mu?

Holistik tıp blogger’ları, meyve-sebze sularının ve bu yiyecekleri katı halde yemektense suyunu içmenin, vücudunuzu toksinlerden arındırdığını ve kanseri engellediğini iddia ediyor. Peki bilim ne diyor?

Detoks kanseri tedevi ediliyor mu bilimsel gerçek nedir?

Bu mit, karaciğeriniz, böbrekleriniz ve akciğerleriniz ile vücudunuzun halihazırda etkili bir detoks sistemine sahip olduğunu görmezden geliyor. Sadece meyve ve sebze suyu içmek protein ve karbonhidrat açısından dengeli bir beslenme yöntemi olmadığı ve kalori alımını düşürdüğü için baş ağrılarına, halsizliğe ve kilo kaybına sebep olabilir. Ayrıca meyveler, sıkıldığında lif kaybeder. Lif, bağırsaklar için son derece önemlidir ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu niteliktedir. Meyveleri ve sebzeleri katı olarak tüketmek, barındırdıkları tüm besinleri almanın tek garanti yöntemidir. günde iki ila beş adet meyve-sebze tüketmeye çalışın.

Süper yiyecekler kanseri tedavi eder mi?

Yiyecek reyonlarında chia tohumundan bitter çikolataya kadar birçok gıda, süper yiyecek olarak lanse edilir. Süper yiyeceklere dair en yaygın iddialardan biri, bu yiyeceklerin tek başına kanserle mücadelede etkili olduğudur.

Süper yiyecekler kanseri tedavi eder mi bilimsel gerçek nedir?

“Süper yiyecek” diye bir şey yoktur. Bu, vitamin, mineral ya da antioksidan açısından zengin bazı yiyeceklere yapıştırılmış bir pazarlama etiketidir. Yabanmersini, brokoli, pancar, sarımsak ve yeşil çaydan sıklıkla bu şekilde bahsedilir. Evet, bu gıdaları beslenme düzeninize dahil etmek harika etkiler yaratacaktır fakat bu gıdaların kanseri engellediğine ya da tedavi ettiğine dair bilimsel kanıtlar yoktur.

Diğer bir yazımız olan vejetaryen diyetler kanseri önler mi yazımızı okudunuz mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz