koenzimQ10
KOENZİM Q10 NEDİR?

Koenzim Q10 tam olarak nedir, besinlerde de bulunur mu, bu desteği hepimiz kullanmalı mıyız, yan etkileri var mıdır? İşte detaylar…

Bilimin ve sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle yaşam süremiz arttı, toplum yaşlandıkça da obezite, şeker, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, alzheimer, kanser gibi birçok hastalık daha sık görülür oldu. Bu nedenle hepimiz daha sağlıklı yaş almak, tüm bu hastalıklardan korunmak için çözümler bulmaya çalışıyoruz. Aslında vücudumuz harika bir mekanizma, cildimizi sıkı ve dinç tutan, hastalıkları önleyen antioksidan bileşenleri doğal olarak üretiyor. Ancak bu üretim ilerleyen yaşlarda, bazı hastalıklarda ve ilaçların kullanımında azalıyor. Bu durumlarda vücudumuzda üretilen bu bileşenleri destek olarak dışarıdan almak yarar sağlayabiliyor. Son zamanlarda oldukça gündemde olan besin desteklerinden biri de Koenzim Q10.

Bu süper besin desteği yaşlanmayı durdurucu, kalbinizi, kalbe giden damarlarınızı, beyninizi koruyucu ve hatta kanseri önleyici etkileri ile biliniyor. Peki, tam olarak nedir Koenzim Q10, besinlerde de bulunur mu, bu desteği hepimiz kullanmalı mıyız, yan etkileri var mıdır?

Enerji üretimini sağlayan güçlü antioksidan

Koenzim Q10, hemen hemen tüm hücrelerimizin zarında bulunan yağda çözünen, vitamine benzeyen bir maddedir. Besinlerden enerji üretmek için gereklidir ve vücuda hasar veren molekülleri temizleyen güçlü bir antioksidandır. Vücudumuzda en çok kalp, karaciğer ve böbrekler gibi enerji ihtiyacı yüksek organlarımızda bulunur. 1957 yılında WisconsinÜniversitesi’nde araştırmacı Frederick Crane tarafından keşfedilmiştir ve keşfinden bu yana sağlık üzerindeki potansiyel yararları çok sayıda araştırmayla gösterilmiştir.

Besinlerle alım yetersiz

Bu süper bileşeni vücudumuzda üretilebildiğimiz gibi besinlerle de alabiliriz. Koenzim Q10 birçok hayvansal ve bitkisel kaynakta bulunur. En zengin kaynakları somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, kırmızı et ve yumurtadır. Bitkisel besinlerden ise ıspanak, brokoli, karnabahar, portakal, çilek ve antep fıstığı en fazla Koenzim Q10 içeriğine sahip olanlardır.

Hem besinlerde var olan hem de doğal üretilen Koenzim Q10’u neden tablet şeklinde alalım: Besinlerden aldığınız bu bileşik büyük moleküler kütlesi ve suda çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle vücut dokularındaki Koenzim Q10’un çok azına katkıda bulunur. Bir başka deyişle bu bileşen besinlerle alındığında dokular yeterince yarar sağlayamaz. Ayrıca besinlerden günlük ancak 3-5 mg kadar Koenzim Q10 alabiliriz ki bu önerilenin yüzde 10’unu bile karşılamaz.

Koenzim Q10 takviyesini herkese önermiyorum

Vücudun doğal Koenzim Q10 üretimi yaşa ve hastalıklara bağlı olarak azalır. 40 yaş üstündeki bireylerde, şeker hastalarında, kalp yetmezliği yaşayanlarda, kanser hastalarında ve kolesterol ilacı kullananlarda Koenzim Q10 daha düşük miktarda bulunur. Ancak yapılan bilimsel çalışmalar sağlıklı yetişkinlerde Koenzim Q10’un yeterli üretildiğini ve ek takviye kullanımına gerek duyulmadığını göstermektedir. Bu nedenle herkesin Koenzim Q10 kullanmasını önermiyorum, eğer 40 yaşın üzerindeyseniz, şeker, kalp, yüksek tansiyon veya kanser hastasıysanız, kolesterol düşürücü statin grubu ilaç kullanıyorsanız bu destekten fayda sağlayabilirsiniz.

Kalp hastalarında yarar sağlar

60 yaş üstü erkeklerde ve fazla kilolu bireylerde sık görülen kalp yetmezliği, kalbin kan pompalama yeteneğinde bozulma sonucu oluşan bir hastalıktır. Kalpten organlara yetersiz kan pompalanması nefes darlığı, yorgunluk, egzersiz yapmada güçlük, kol ve bacaklarda kan birikmesine yol açar. Kalp yetmezliği hastalarının kalp kasında Koenzim Q10 seviyeleri düşüktür, bu da kalp kası hücrelerini yıpratan serbest radikallerin daha fazla oluşmasına neden olur. Koenzim Q10 takviyesi bu hastalarda radikaller ile savaşır, egzersiz kapasitesini ve kalp fonksiyonlarını artırır. Bununla birlikte kalpte plak birikimi ve atar damarlarda daralmayla gelişen koroner kalp hastalığına sahip bireylerde de Koenzim Q10 damarları genişletir ve böylece kalp krizi geçirme riskini azaltır. Ancak unutmayın ki bu besin desteği ilaç yerine geçmez ve bu desteği kullanmak tek başına bir mucize yaratmaz. Kalbi dinç tutmak istiyorsanız sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturun, doymuş ve trans yağlardan zengin olan besinleri sınırlayın, tuz tüketimini azaltın, sigara kullanmayın, düzenli aktivite yapın, doktorunuzun verdiği ilacı hiç aksatmadan tüketin tüm bunlara ek olarak Koenzim Q10 takviyesini kullanın derim. ‘Koenzim Q10 desteği; yaşlanmayı durdurucu, kalbinizi, beyninizi
koruyucu ve hatta kanseri önleyici etkileri ile biliniyor.’

2017 yılında Amerikan Kardiyoloji Derneği’nin yayınladığı 16 çalışma sonucu sağlıklı beslenme ve ilaç tedavisine ek olarak kullanılan Koenzim Q10 takviyesinin kalbi koruduğunu, kalp hastalarının yapılan egzersiz süresini artırabildiklerini ve ölüm risklerinin önemli ölçüde azaldığını göstermiştir.

Kolesterol ilacı kullananlarda yan etkileri azaltabilir

Vücudumuzda Koenzim Q10 sentezi, kolesterolün üretimi ile ortak bir yolda gerçekleşir. Bu nedenle kolesterol düşürücü ilaç kullananlarda kolesterol ile beraber Koenzim Q10 üretimi de baskılanır. Araştırmacılar bu noktadan hareket ederek kolesterol ilacı kullanan hastalarda Koenzim Q10 seviyelerinin düşük olduğunu ve bunun da kas ağrısı, yorgunluk gibi yan etkiler oluşturduğunu savunmaktadır. Koenzim Q10, bu hastalarda takviye edildiğinde enerji üretimini artırarak bu yan etkileri azaltabilir. Yapılan önemli bir çalışmada kolesterol düşürücü ilaç kullanan hastalarda bir ay boyunca günde 100 mg Koenzim Q10 takviyesiyle katılımcıların kas ağrısında yüzde 40 oranında azalma bildirilmiştir. Şeker hastalarında kan şekeri kontrolü sağlar. Şeker hastalığı pankreastan üretilen ve kan şekerini düzenleyen hormon olan insülinin eksikliği veya etkin kullanılamaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Sağlıksız beslenme, stres gibi dış faktörler pankreas hücrelerine hasar verir şeker hastalığının oluşumunu ve ilerlemesini destekler. Koenzim Q10 bu hastalarda hasar oluşumuna neden olan bileşikleri adeta ortamdan süpürür atar. 12 hafta süren kapsamlı bir çalışmada şeker hastalarında Koenzim Q10 takviyesinin kan şekerini düzenlediği bulunmuştur. Ayrıca Koenzim Q10 yağları enerjiye dönüştürür, böylece yağ hücrelerinin birikimini azaltır ve şeker hastalığının başlıca risk faktörü olan obeziteyi önler. Beyin sağlığında da önemli. Beyin hücrelerimizin enerji üretim merkezleri olan mitokondriler, ilerleyen yaşlarda hem tembelleşir hem de sayıları azalır. Koenzim Q10 mitokondride fonksiyon kaybını önler, enerji üretimini destekler ve beynimiz için adeta bir kalkan oluşturur. Bunun yanında beyin dokusu bol miktarda yağ asidi içerir ve oksijen ihtiyacı fazladır bu nedenle beynimiz hasarlara karşı çok duyarlıdır. Koenzim Q10 antioksidan etkisiyle hasar oluşmasını önleyerek bunama, alzheimer ve parkinson hastalığının ilerlemesini yavaşlatır.

Süper bir kanser savar

Vücutta hücre hasarına neden olan ve hücrelerin görevlerini yerine getirmesini engelleyen serbest radikaller adı verilen kötü hücrelerin çoğalmasıyla kanser riski artar. Koenzim Q10 serbest radikaller ile adeta savaşır, sağlıklı hücrelerde ise enerji üretimini artırarak vücut direncini yükseltir, böylece kanserden korur. Bilimsel çalışmalar düşük Koenzim Q10 seviyelerinin yüzde 50 oranında daha yüksek kanser riski ile ilişkili olduğunu ve Koenzim Q10 takviyesiyle kanserin tekrar etme şansının da azaldığı gösterilmiştir.

Yaşlanma karşıtı

Cildimiz soğuk, sıcak, hormon değişimleri, stres gibi birçok faktöre maruz kalır. Bu zararlı faktörler cildin yaşlanmasını hızlandırır. Yaşlandıkça cildimizin nem düzeyi azalır, cilt kurur ve sarkmaya başlar. 40 yaş sonrasında Koenzim Q10’un takviye olarak alınması veya kremlerinin cilde uygulanması antioksidan sistemini destekler, zararlı faktörlerin etkilerini ortadan kaldırır, nemli ve diri bir cilt sağlar, kırışıkları azaltır. Ayrıca Koenzim Q10 takviyesi cildin sıkı olmasını sağlayan kolajen liflerini aktif hale getirir.

Koenzim Q10 dozu ve güvenilirliği

Günlük 1200 miligrama kadar çıkan dozlarda ciddi bir yan etki görülmese de pratikte bu kadar yüksek miktarlar tavsiye edilmez. Genellikle günlük 100-300 mg aralığında Koenzim Q10 takviyesi önerilir. Yaşlanmaya karşı 100 mg kadar yeterli olur ancak hastalıklarda hekimlerin önerdikleri doz bireysel olarak değişebilir. Bu nedenle doktorunuza danışarak bu besin desteğinin dozunu belirlemenizi öneririm. Ancak çocuk ve hamilelere kesinlikle Koenzim Q 10’u önermiyorum. Çünkü bu dönemde güvenilirliğe dair yapılmış hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullananlarda ilacın etkinliğini azalttığı için bu hastalar da Koenzim Q10 takviyesi almamalıdır.

Bilimsel not: Vücutta kolajen üretimini artırmak için kırmızı et, tavuk, hindi eti, balık, yumurta gibi proteince zengin besinleri tüketin. C vitamini, çinko ve sülfür mineralleri de kolajen yapımını destekler. Bu nedenle etinizi sülfürden zengin soğan ve sarımsakla hazırlayın, yanına yeşil biber, maydanoz, tere, roka gibi C vitamininden zengin besinlerle hazırladığınız bir salata koyun ve yoğurt ile çinko içeriğini de artırarak yaşlanma karşıtı süper bir kombinasyon oluşturun. Dengeli ve çeşitli öğünlerinizi her gün bir tablet Koenzim Q10 ile destekleyin. Bunlara ek olarak yapılan son araştırmalar rafine şekerlerden yani çikolata, gofret, hazır meyve suları gibi paketli besinlerden gelen şeker moleküllerinin kolajen liflerine bağlanarak cildin güç ve esnekliğinin kaybına neden olduğunu bunun sonucunda da cildin daha kolay sarktığını göstermektedir. Bu nedenle bu ürünleri beslenmenizde mümkün olduğunca sınırlayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz