tuz tuketimi
Tuz tüketimi günde ne kadar? Bir çay kaşığı tuz kaç gram.

Tuz her sofranın neredeyse vazgeçilmezidir. Evde hemen bir tuzluk ve karabiberlik, daha yemek tabağa konulduğunda elden ele dolaşmaya başlar. Çorbaya, kurufasulyeye, salataya tuz ve karabiber serpilir ve sonra yenmeye başlar. Restoranlarda da durum çok farklı değildir. Son dönemde trend olan hatta sağlıklı olduğu iddia edilen kaya tuzu veya Himalaya tuzu daha masaya oturur oturmaz hemen yerini alır.

Tuz sağlıklı mı?

Bu çeşit tuzlara vücudumuzun ihtiyacı var mı? Günlük yaşamımızda tuz kaynağını nereden alıyoruz? Ne kadar tuz kullanmak gerekiyor? Türkiye Beslenme Araştırması raporları tüm bu sorularınıza çok net yanıtlar içeriyor. İşte çarpıcı gerçekler.

Sağlıklı Beslenme Düzeni İçerisinde Dikkat Edilmeli

Bugün Türkiye Beslenme Rehberi; sağlıklı yaşam için günlük tuz tüketiminin 5 g’dan az olması uyarısı üzerinde hassasiyet ile durmaktadır. Tuz konusu sağlıklı beslenme düzeni içerisinde dikkat edilmesi gereken kritik konulardan biridir. Çünkü sağlıklı beslenme içerisinde günlük tuz olarak nitelendirdiğimiz sodyum mineralini vücudumuza besinler aracılığı ile alabilmekte, bu yeterli tuz ile böbrek ve kan basıncımızı koruyabilmekteyiz. Yani sodyumun yeterince alındığında yararını vücudumuza sağlayabilmekteyiz. Dünyada ve ülkemizde tuz yani sofra tuzunun kimyasal yapısı sodyum klorürdür. Sofra tuzunun yaklaşık yüzde 40 kadarı sodyumdur. Ve önerilen 5 g kadar tuz ile ortalama 2000 mg kadar sodyumu vücudumuza almış oluruz. Fazla sodyum; böbrekleri yorar, kalbe giden damarlarda basıncı arttırarak tansiyonu arttırır, vücutta su tutulmasını sağlar, mide başta olmak üzere bazı kanser türlerini tetikler, kemik erimesine neden olabilir. Bugün yapılan araştırmalar, ülkemizde bölgelere göre farklılık göstermekle beraber, tuz tüketiminin önerilen miktardan yaklaşık 2.5-3 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Fazla tuz tüketimi kardiyovasküler hastalıklar için en önemli etmenlerden biridir. Böbrek hastaları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türleri için ciddi risk faktörü olması sebebi ile son yıllarda ülkemizde ekmek, peynir, salça, zeytin ve işlenmiş et ürünlerinde yasalar ile besinlerin tuz içeriğinde azaltma yapılmıştır. Bu gelişme ile ileriki yıllarda kişisel tuz tüketiminin kontrol altına alınarak önlenebilir kronik hastalık yükünden ülkemizin uzaklaşması hedeflenmektedir.

Tuzu Azaltmanın veya Hayatınızdan Çıkarmanın Sekiz Doğal Yolu

1. Şu gerçeği aklınızdan hiç çıkarmayın. Tuz tüketimini kesinlikle azaltın. Günlük bir tepeleme çay kaşığı veya bir silme tatlı kaşığından fazla tuz tüketmeyin. Ve bölgesel guvatr hastalığından korunmak için de iyotlu tuz tercih etmeyi sakın unutmayın.

2. Hazır yiyeceklerde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan; monosodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum askorbat ve tüm sodyumlu bileşikler içeren sağlıksız paket yiyeceklerden uzak durmayı seçin. Çünkü bu yiyecekler besinin tuz, sodyum içeriğini arttırarak gizli tuz alımına neden olmaktadır.

3. Yemeklerinizi hazırlarken pişirme ve tüketim sırasında günlük tuz ihtiyacınızı geçecek miktardan uzak durmalısınız. Hatta besinlerin doğal yapısında yeterince sodyum bulunmasından dolayı hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse sofra tuzu eklememeye özen gösterin. Tuz yerine sebzeleri kurutup mutfak robotundan geçirebilir, baharatlarla yemeğinize lezzet katabilirsiniz.

4.Yemek yediğiniz masaya tuzluk getirmeyin. Onun yerine tane karabiber, muskat, zerdeçal, kimyon, pul biber ve kuru kekik baharat tabağı hazırlayarak tuzdan uzak durmayı öğrenmelisiniz.

5. Soya sosu, hazır ketçap, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal ve tüm makarnalar için hazırlanmış sosların bolca tuz içerdiğini hep hatırlamalısınız. Atıştırmalıklardan cips, meyve bazlı barlar, tahıl bazlı barlar ve patlamış mısır gizli tuz kaynaklarıdır. Kavrulmuş ve tuz eklenmiş kuru yemişler, turşu çeşitleri, salamura zeytin, konservelerin de tuz içeriklerinin yüksek olduğunu unutmayın. Tüm bunları mutlaka günlük tuz tüketim hesabına katmalısınız.

6. Evde hazırlanan geleneksel yiyeceklerimizden turşu, salça, yaprak salamura ve konservelerin tuz içerdiğini unutmayın. Bu sebeple bu besinleri de mümkün olduğunca az tüketmelisiniz. Salamura zeytin, turşu gibi besinler için mutlaka bol suda yıkama ve ılık suda en az iki saat bekletme işlemi uygulamalısınız.

7. Besin etiketlerini okumayı alışkanlık hale getirmelisiniz. Tuzsuz veya az tuzlu, sodyum içermez veya sodyumu azaltılmış ürünleri tercih etmelisiniz. Maden suyu seçerken bir şişesinde 200 mg’dan az sodyum içeren doğal tatlandırılmamış olan mineralli suları satın almalısınız.

8. Tuz yerine kuru soğan, sarımsak, limon, sirke, biber gibi doğal aroma vericileri kullanmak, kurutulmuş domates ve mantar gibi doğal monosodyum glutamat içeren lezzet vericilerle lezzetlendirmek, sağlıklı yaşamda az tuz almanızı sağlayacak ve damak tadınızı da koruyacak en doğru beslenme alışkanlığı diyebilirim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz